12 Nisan 2018 Perşembe

Tembelliğe Nokta

Merhaba sevgili dostlarım, nasılsınız?

When you work from your bed #HappinessIsHere http://www.smartbuyglasses.co.uk/designer-eyeglasses/general/--Wayfarer---------------------Bu aralar yoğunum iş için seyahatlere çıkmak zorundayım ve doğru söylemek gerekirse bundan mutluluk duyuyorum. Bu tempoyu özlemişim, uzun zamandır odamdan çıkmadığım için bu seyahatlar iyi geldi. Ancak üzerimde hala bir tembellik havası var, 2018 hedeflerime devam etmem için beni engelleyen bir şey var. Tembelliği nasıl aşarım diye kısa bir araştırma yaptım ve bunu sizlerle paylaşmak istiyorum. Belki bu sıralar benim gibi olanalar vardır, iyi gelir :) 


Eski düzen gibi maddeler halinde tik atarak gideceğiz. O zaman başlayalım. 

1- Tembelliğini tanımla: Kendi tembellik zincirinizi düşünün. Zincirleri hep olumlu davranışlarda kullanıyoruz ama bu seferlik bunu bozmamız lazım. Gün içinde ne yaptığında tembellik seviyen ve zamanın artıyor. Kendim tanımlayacak olursam akşamlar yatağa uzandığımda bir de elime telefonu alırsam işte o zaman uzun bir zincir oluşturuyorum. Bu yüzden bu davranışı sergilememek için elimden geleni yapacağım. 

2- Bebek adımları: Dürüst ol ve harekete geç. O an istediğin şeyi yap ama kısa süreli olsun. En zor şeye basitçe başla. İlk adımı attıktan sonra devamı gelecektir. Çok az gibi görünebilir ancak sizi motive edecektir.  

Dear Monet

3- Kaçış yollarını kapat: Tembelliğe tik atana kadar kaçış yollarından olabildiğince uzaklaşacağız. 5 dakika telefon arası vermemek lazım telefonu bulunduğumuz ortamdan kaldırmalıyız. Ya da benim gibi akşamları kendimizi direk yatağa atmıyoruz bunun yerine 15 dakikalık egzersiz yapabiliriz. Kısacası erteleme bahanelerini kaldırıyoruz. 

4- Tembelliği bırakırsan neleri kazanacağını listele: En çok sevdiğim şeylerden birisidir listelemek. "Eğer şu anda telefona boş boş bakmak yerine kitap okusaydım 2018 hedeflerime daha yakın olacaktım" gibi cümleler kuruyorum. Kendimi daha gerçekçi hissetmemi sağlıyor. Böylece o anda boş işten uzaklaşıp hedeflerime doğru yaklaşıyorum. 

Sizler tembelliği asıl noktalıyorsunuz. Benimle paylaşmayı unutmayın.

Sevgiler, sade günler dilerim.

23 Ocak 2018 Salı

Yeni Yollar Eski Düzen

Merhaba sevgili minimalist dostlarım, nasılsınız?

Daima insanların birbirlerine söyledikleri iyi dileklerin gücüne inandım. Sizlerin güzel dilekleri sayesinde hayatım yeniden düzene girdi. İçinde bulunduğum durumdan, yerden kısa bir süre uzaktayım. Yeni iş hayatıma alışmaya çalışıyorum, kendimi üzmüyorum olan oldu ve her zaman aklımdan "her şerde bir hayır vardır" geçiyor. Yaşadıklarımı düşünmek beni geriye götürmekten, üzmekten başka bir şeye yaramıyor, bundan sonra geleceğimi çizeceğim. Kendi isteğime göre planlar yaparak, kendime daha fazla vakit ayırarak yaşayacağım.


İş için bir süre başka şehirde olmam gerekiyor, başladım toparlanmaya. Bu arada hem toparlanıyorum hem de elimdekileri gözden geçiriyorum, bir süre sade hayattan uzak bir yaşam sürdüğümden elimdekilere bakıyorum. Bu dönemde üzüntümü kitaplara anlatmıştım, herkes depresyonu farklı yaşıyor :) Normalde e-kitap okuyucu kullanırım ama bilgisayarı açmak istemediğimden kitaplar aldım. Şimdi onları ayrı ayrı paketliyorum yardım için. 


Alışveriş fazlalığım neyse ki bu kadar. Benim için asıl sorun beslenme ve uyku düzenim. Düzenim oturdu derken bir anda tam tersine döndü, çok fazla gereksiz yiyecek tükettim. Bu yüzden halsizlik, baş ağrılarım ve uykusuzluğum daha da arttı. Uyku düzenim iş sayesinde eski düzenine döndü ama spor ve beslenmeyi toparlamak zaman alacak. Çok soğudum çünkü. İnsan hemen nasıl soğuyor, düzen oluşturmak çok zaman alıyor ama yıkmak çok kolay.

Eat Clean. Train Dirty. :)


Bloguma gelecek olursak haftada 2 gün minimalizm, kişisel gelişim ya da sohbet tarzında yazılarım olacak, birlikte öğrenmeye devam edeceğiz, deneyimlerimizi paylaşacağız. Cumartesi önerisine kaldığımız yerden devam edeceğiz. Güzel motivasyon sağlıyor :)

Sizlerin önerisi olursa lütfen benimle paylaşmayı unutmayın :)

Sevgiler, sade günler dilerim.

29 Aralık 2017 Cuma

Son 3 Ay






Merhabalar bu yazı biraz kişisel olacak çünkü uzunca bir zaman yoktum ve bunun nedenini sizlere paylaşmak istiyorum. Minimal ailemin de bilmesini istiyorum neden hiç yazı yazamadığımı. Sizden 3 ay boyunca ayrı kalmak içimdeki boşluğun daha da büyümesine neden oldu. O kadar çok istiyordum ki ortaya bir şeyler çıkarmak, mesajlara yanıt vermek ama kafamın içinde haksızlığı uğramanın uğultusu gitmiyordu.

Saphira Inspiration

Akademik hayatta bir yerlere gelmek için çok şey feda etmek zorunda oluyor insan. Uyku, arkadaş, kendine vakit ayırma ve evlilik tarihini bile ileriye atıyorsun. Bir şeyler ortaya çıkarmak, adım adım ilerleme aşkıyla yanıp tutuşursun ama burada ne kadar çalışırsan çalış, ne kadar fedakarlık yaparsan yap üstten emir gelince işinden bile oluyorsun. Bu kadar kolay işte, kısa bir haberle bütün dünya başınıza yıkılabilir bütün emekleriniz çöpe gider ve "ben ne yapıyorum?" dersiniz. Dedim, aynen bu cümleyi dedim. 

"Ne için?" ve "ne yapıyorum?".

I love silhouette shots. Perfect way to show off your form and hide any imperfections. by patti

Ülkem için yapıyorum, bilim için yapıyorum, kadınlar için özellikle gebeler, lohusalar için deli gibi bir şeyleri değiştirmek istiyorum, sesimi duyurmak istiyorum dedim ama sesimi kısıldı. Hak ettiğim yeri yukarılardan emir geldiği için sessizce elimden aldılar. Ve ben yalnız kaldım.  
 
Ailem, arkadaşlarım, hocalarım hep yanımdaydı ama ben yalnız kaldım. Çalışmalarımla, kitaplarımla onca emeğimle tek başımaydım. Bütün gece uyuyamadım onlar bana baktı ben onlara.

Üzüntünün 5 aşaması vardır. O gece ilk aşamayı yaşadım, inkar ettim. Meyve veren ağaç neden taşlanır ? Neden hak ettiğim yere gelemedim? Kendi kendime bu olay olmadı bu bir kabus dedim ama ben o gün hiç uyumamıştım.

İkinci evreye geçtim ertesi gün, öfke evresi. Bunun hesabını sormak istedim ama akademik alanda öyle bir hak yoktur. Hesap soramazsın, sadece içinden söylenirsin, sus derler çünkü. Sus, bağırma yarının ne getireceğini bilemezsin.

Daha sonra pazarlık evresine geçtim, kendime yer aradım, sinirden başka bölümlerin kapısını çaldım ama olmadı. Mantıksız bir davranış sergiledim, dediğim gibi sinirdendi, gözüm hiç bir şey görmüyordu.

life would be easier w arrows, but instead its a series of red lights and green ones without yellow warnings

En uzun ve yakamı bırakmayan döneme geldim. DEPRESYON. Daha doğrusu bana tükenmişlik sendromu dediler. Artık kendimi ne kadar tükettiysem. Daha yaşın küçük önüne ne kadar kapı açılır sabret dediler. Ama o ruh halinde anlam veremiyorsunuz bu cümleye. Hala inkar ediyordum, anlam veremiyordum. Soğudum, her şeyden soğudum. Çalışmalarım yarım kaldı ve en önemlisi benden haber bekleyen anneler habersiz kaldı. Onların suçu neydi? En büyük sinirim kendime aslında böyle bir davranış sergilediğim için. 

Şimdi toparlandım ve kabullenme evresindeyim. Son evre, artık yavaş yavaş bu 3 ayı kafamdan silmeye çalışıyorum. Ama silinmiyor, yaşadıkça kabulleniyorsun. Olan bu. Akademik alandan uzaklaşmam benim için en iyisi artık.

Peki bu yaşadıklarımı minimalizm açısından bakacak olursam kocaman bir SIFIR.

  • Alışveriş yapmadım, yani fazladan bir şey almadım sadece Gratisin indiriminde biraz sınırı aşmıştım.

  • Spor ve yoga tamamen yok. Bu konuda kendimi toparlamalıyım.

  • Zamanı minimal kullanma. O neydi? Bir ara bütün zamanımı uykulu halde geçmişti.

  • Çok yemek yedim, özellikle geceleri çok fazla karnım acıkıyordu.

  • Kısacası bu dönem anti-minimalist dönem. Ve benim kendimi toparlamam lazım, üzüntüleri geride bırakmak, yeni sayfalar açmam lazım.

Kaldığım yerden devam etmeliyim. Hayat devam ediyor.
Sevgiler, sade günler dilerim.
Bu kısa ayrılık döneminde yanımda olduğunuz, destekleriniz için çok teşekkür ederim. 
Kaldığımız yerden devam etme zamanı geldi artık.



23 Eylül 2017 Cumartesi

Cumartesi Önerisi

"Kendimizi bile kurtaramıyorsak gezegenimizi nasıl kurtarabiliriz?"



Belgeselin;

Adı: How To Change The World

Süresi: 115 dk

Yönetmen: Jerry Rothwell

IMDb Puanı: 7,6/10

Kendilerini "ekolojik çılgınlar" olarak adlandıran çevreci insanları konu alan bir belgesel.  İlk olarak nükleer patlamalara karşı protestolar ile başlıyor. Daha sonra balina ve fok balıkların yasak avlanılmasına karşı savaşlarını anlatıyorlar. Farkındalık oluşturmaya, dünyada yaşamanın yeni yollarını arayan bu insanların fedakarlıkları unutulacak gibi değil. Özellikle balinalarla iletişim kurmaya çalıştıkları sahneden çok etkilendim. Bu insanları destekleyen grupların giderek artması bazı şeylerin değiştiğini gösteriyor.

Ara ara geçmiş zamanlardan kayıtlar veren bu belgeseli kaçırmayın.

Sevgiler

21 Eylül 2017 Perşembe

İlham Dolu Videolar

Selamlar! Bir önceki yazımda organize olmak hakkında konuşmuştuk. Araştırdıkça organize hayat ve sade hayatın birbirleriyle ne kadar uyumlu olduğunu farkettim. Bu durum dahada çok ilgim çekti ve sizlerle organize yaşam yazamı yazarken ilham aldığım videoları paylaşmak istedim. 

1. Study With Jess- How to organize your life in a day


Bütün videolarını severek izlediğim bir kanal. İzlemenizi tavsiye ederim.

2. Carly Cristman- 10 life hacks for a clean + organized house


Her şey yerine kuralını hatırlatan bir video.

3. Alexandrea Garza- How I stay organized & reach my goals planning tips


4. Akasya Ana- Nasıl organize olunur


İzlediğim en keyifli organize olunur videosu :)

5. Şeyma Ünal- Hayatı organize etmek için 5 kolay öneri


Ertelemiyoruz!!

Aslında çok fazla video var ama not aldıklarım şimdilik bu kadar. Sizlere ilham veren kanallar, videolar varsa benimle paylaşmayı unutmayı.

Sevgiler






18 Eylül 2017 Pazartesi

Yaşamını Organize Et

Mutlu haftalar dilerim herkese. Yaz dönemini atlattık ve iş/okul hayatımıza dönüş yaptık nihayet. Benim gibi tatili üzerinden atamayanlar varsa bu yazıya devam etsinler. Tempomu çok çabuk kaybeden biriyim. Yeniden toparlanmak için birkaç makale okudum hayat organizasyonu hakkında. Not aldıklarımı sizlerle paylaşmak istedim. O zaman başlayalım.


İlk olarak organize sözcüğünü inceleyelim. Dilimize Fransızcadan geçen organize kelimesinin anlamını araştırdığımda düzenleme, düzenli, örgütlü açıklamalarını buldum. Tamam Türk Dil Kurumunda anlamı böyle organizenin, peki ben bu kelimeyi duyduğumda harekete geçmek isteği oluyor mu diye sordum kendime. Yanıtım kesinlikle evetti. 



Organize yaşam için beli başlı yapı taşlar var. İlk olarak bunlardan başlayalım.



1. Yazmak: Olmazsa olmazım artık. Çoğu sitede, izlediğim videolarda ilk olarak yazmaktan bahsediliyor. Kağıt, telefon farketmez elbet bir yere yazılacak, programlar yapılacaklar. Hafızaya güvenmemek lazım, unutacağımız şeyler olabilir elbet. Bunun için öyle süslü kalemler, kağıtlara gerek yok, küçük bir not defteri yardımıyla bile planlayıcınızı yapabilirsiniz.






2. Her şey yerine: Bu alışkanlık hem organize olmayı hem de zamandan tasarruf sağlamanızı sağlayacaktır. Evde her şeyin yerinin olması ve bunları kategorilere ayırmanın faydasını anlatamam. Mesela ben elektronik eşyalar, kablolar için kutular hazırladım. Eski ayakkabı kutularımı ciltledim ve her şey tamamlandı. Ayrıca gece yatmadan 15 dakika önce evinize/odanıza kısa bir göz atıp, düzenlerseniz sabaha daha enerjik olacağınızın garantisini verebilirim :)




3. Daha az: Tabi ki de en önemlisi. İstediğimiz kadar yaşamımızı organize etmeye çalışalım fazlalıklar olduğu sürece tam anlamıyla başaracağımızı düşünmüyorum. Ayrıca haftanın ya da ayın bir günün belirleyerek elden çıkarmalarınızı yapabilirsiniz. Ben 15 günde bir evi gözden geçiriyorum.  Özellikle kağıt türü şeyler hemen birikiyor, zamanında dosyalamak lazım. Daha az malzeme daha az dağınıklık demektir. 






4. Erteleme: Bu konuyla ilgili uzun bir yazı paylaşmıştım ama hatırlatmak istedim. Ayrıca bir şey daha belirtmek istiyorum, kendimize başarabileceğimiz görevler koyalım. Aşırılığa kaçmadan gerçekçi görevler oluşturmakta önemli. 


5. Denge: Organize bir hayatta stres en az düzeydedir ve yapılacaklar arasında bir denge oluşturulmuştur. "Yetişemiyorum" kelimesi söz konusu değildir bence. Ne zaman bu sözcüğü kullanmayı bırakırsam işte o zaman organize bir yaşam sürüyorum diyeceğim. Kısacası dengenizi sağlamaya çalışın :)



Sizlerin organize yaşam için uyguladığı şeyler varsa benimle paylaşmayı unutmayın.



Sevgiler, iyi haftalar.

7 Eylül 2017 Perşembe

Teşekkür Ederim

Neredeyse 1 yıl olacak bu serüvene başlayalı. Kararlar aldım, uygulamaya çalıştım, yeri geldi başarısız oldum, insanların kötü düşüncelerine maruz kaldım. Ama yılmadım, bırakmadım ve devam ettim. Her başarısızlık, her yere düşmem beni daha güçlendirdi. Kolay değil bir şeyleri değiştirmek özellikle bu yaşam tarzınız ise hiç kolay değil. Sürekli kendinizi takip etmelisiniz ilerleme var mı diye. Sizin gibi değişmeye çalışan insanlarla iletişim halinde olmalısınız, öğrenilecek çok şey var. 



Sade yaşam kendimi keşfetmeme yardımcı oldu. Sadece eşyaları azaltmakla sınırlı kalmadı. Bana beni öğretti. Kendimi dinlemeyi keşfettirdi. Önceden insanların düşünceleri benim için ön plandayken şimdi sadece ben varım hayatımda. İçimdeki huzuru en çok buna borçluyum. Bana verilen her yeni günü daha anlamlı yaşamaya çalışıyorum. Zamanın telafisi yok çünkü. Pek yakın olmadığım kişilerle buluşup kalitesiz zaman geçirmektense kendime ayırıyorum artık bunu. İnsanlar başkalarının yaşamlarına çok fazla karışıyorlar artık. Düşünmeden, bilmeden eleştiriler yapılıyor. Ne zaman böyle olduk? 


Her özel günlerde alışveriş merkezlerine indirime koşmaktansa sevdiklerimle vakit geçiriyorum. En güzel hediye bu bence.

Koşuşturmuyorum. İlla o gün yapılacaklar listesinde diye bütün işleri yapmaya zorlamıyorum kendimi. Vücuduma kaldıramayacağı stresi yüklemek istemiyorum. Yeri geliyor yavaş vakit geçirmeye çalışıyorum.

Almıyorum. Yeni sezon geldi diye bir kazağın sekiz on tane farklı renginden almıyorum. Sonu gelmeyecek çünkü. Alamıyorum. Aldığım kazağın yapımında çalışan işçilerin şartlarını düşündükçe elim almaya gitmiyor. İnsanlığıma yakıştıramıyorum.

Atamıyorum. Plastik ürünlerden olabildiğince uzak durmaya çalışıyorum. Toprağın sunduğu cömertliğe karşı ona plastik vermek istemiyorum. 

Doldurmuyorum. Yaşadığım alanı bir anlık hevesle alacağım ürünlerle doldurmuyorum. Heves geçince ne olacak ? 

Kullanmıyorum. Cildimdeki kusurlarımı (!) örtmek için, insanlara daha iyi görünmek adına satılan hayvanlar üzerinde türlü işkencelerle test edilen ürünleri kullanmıyorum. Doğal ve sade bir makyaj. Benim olayım bu sanırım.



Bu liste uzar gider yapmadıklarım hakkında. Kısacası 1 yıl boyunca değişmeye çalıştım. Hala da uğraşıyorum. Bu aralar blogda fazla paylaşım yapamadım Kendime 1 yıl boyunca pes etmediğim için teşekkür etmek istedim ve doğaya kaçtım sevdiklerimle. Olabildiğince telefondan uzak kalmaya çalıştım. Bol bol çam havası depoladım. Kendime olan teşekkürümü gerçekleştirdim.



Ve sizler bu 1 yıl boyunca yanımda olduğunuz, benimle birlikte öğrendiğiniz, yeni şeyler öğrettiğiniz, dertleştiğiniz ve güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim. Küçük bir topluluk olarak sade hayatı birlikte yaşamaya çalışıyoruz. Ve bence çok iyi gidiyoruz bu konuda. Her gün yeni kişiler katılıyor, yeni yaşamlar görüyoruz. Desteğiniz olmasaydı böyle aktif büyüyemezdik. Her şey için çok teşekkür ederim. Bizim serüvenimiz daha yeni başlıyor.

Sade ve huzurlu günler dilerim.