19 Ağustos 2017 Cumartesi

Cumartesi Önerisi

"Arılar olmasaydı yiyeceklerimizin üçte biri olmazdı"

Merhabalar, cumartesi için bol arılı bir belgesel öneriyorum sizlere. Arılarının gizemli ölümlerini araştırmayı amaçlayan bu belgeselde anlatıcımız nedenini öğrenmek için yollara düşüyor. Arı araştırmalarını, dünyanın pek çok yerindeki arı çiftliklerini gösteriyor. 



Belgeselin;

Adı: More Than Honey

Süresi: 95 dk

Yönetmen: Markus Imhoof

IMDb Puanı: 7,6/10

Özellikle Çinde radyoaktif maddeler nedeniyle arılar çoğu yerde yok. Döllenmeyi ise yerli halk sağlamaya çalışıyor. Peki arıların yaptığı döllenme ile insanların yaptığı döllenme aynı mıdır?

Einstein "Eğer arılar yeryüzünden kaybolursa insanın sadece 4 yıl ömrü kalır. Arı olmazsa döllenme, bitki, hayvan, insan olmaz" demiş. Arıların ölümlerinde insanlığın bir payı var mı acaba? Kendi sonumuzu kendimiz mi hazırlıyoruz? Bu belgesel kafamda birçok soru işaretine yol açtı.

Sevgiler.








17 Ağustos 2017 Perşembe

Bullet Journal (Kendi Ajandam) Başarısızlığım

Herkese merhabalar ! Uzun bir süredir yoktum, sizlerle konuşmayı özledim, nasılsınız ? Neler yapıyorsunuz? Sada yaşam nasıl gidiyor? Beni haberdar etmeyi unutmayın.

Bugün gelen mesajlar üzerine bu konu hakkında yazı yazmak istedim. Konumuz kendi ajandamın (bullet journal yani) resimlerini veya aylık güncellemelerini neden paylaşmadığım.

Çoğu kişi kendisinin de ajanda yapmak istediğini ve benim nasıl düzen oluşturduğumu sormuş. Ama kendi ajandamı oluşturmak benim için hüsran oldu. Yapamadım, beceremedim daha doğrusu adam gibi çizgi bile çizemiyorum zaten :) Çizdiklerime bakıyorum ve inanın paylaşsam hayattan soğursunuz. Kendi ajandınızı oluşturmak emek ve zaman isteyen bir durum ve benim ajanda için ayıracak zamanım biraz kısıtlı. O yüzden kendi ajandamdan vazgeçtim.

 

Bu sefer başka sorun çıktı. Not almadan, planlamadan yapamayacağım için arayışa düştüm. Bu saatten sonra yeni bir ajanda da alamazdım, sonuçta ocak ayında değiliz. Pinterest'e bakayım bir dedim ve bazı blogların oluşturduğu takvimler, yapılacak listeleri, planlayıcıları buldum. emmastudies adlı blogda yazdırılabilir sekmesinde haftalık planlayıcı kağıtlarını indirdim ve çıkarttım.


theorganisedstudent.tumblr.com blogundan ise aylık takvimleri, harcamalar kağıtlarını indirdim. Şimdi bütün aylar ayrı ayrı dosyalarda, sırası geldikçe kullanıyorum. 


Benim gibi kendi ajandasını oluşturamayanlar veya farklı seçenek arayanlar bu bloglara bakabilir. Sizler ajanda düzenini nasıl sağlıyorsunuz? Benimle paylaşmayı unutmayın.



Sevgiler. 

12 Ağustos 2017 Cumartesi

Cumartesi Önerisi

Merhabalar, evinizin belgeselcisi geldi :)

Çok mutluyum çünkü harika bir belgesel izledim az önce. Yorum yapmadan önce  belgeselimizi tanıyalım.





Belgeselin;

Adı: Jiro Dreams Of Sushi

Süresi: 81 dk

Yönetmen: David Gelb

IMDb Puanı: 7,9/10

85 yaşındaki Jiro Usta'nın suşi yapımı ve hayat felsefesini alan bu belgeselde işini severek yapmanın insana neler kattığını görüyoruz. İşini severek yaptığı için bir gün bile tatile ihtiyaç duymadığını söyledi Jiro Usta. 

İşini sevmenin yanı sıra disiplin ve çalışma azmini de unutmamak gerekir. İyi ki izlemişim bu belgeseli diyorum. Ve kendime tekrardan işimde en iyi olmak için daha çok çabalamam gerektiğini hatırlatıyorum. Her zaman en iyisini yapmak için çabalayalım. 

Teşekkürler Jiro Usta, hayatın bana çok anlam kattı. 



İzlemek isteyenler için belgeselin Türkçe altyazısı bulunmaktadır.

Sevgiler.

29 Temmuz 2017 Cumartesi

Cumartesi Önerisi

Merhabalar, mutlu haftasonları !

Bugün tüketim hakkında bir belgeseli inceleyeceğiz. Satın aldığımız elektronik eşyaların çoğunda kullanım ömrü bulunmaktadır. Mesela benim kullandığım telefonun ömrü 7 yıl olarak geçiyor. Yani 7 yıldan sonra telefonun bozulması gayet normal ve ben yeni telefon almak zorunda olacağım anlamına geliyor. Bu aletlerin kullanma ömrü üreticiler tarafından belirleniyor tabii ki de. Bizleri her zaman en son modeli alma tutkusuna sürüklemeye çalışıyorlar. (Elinizdeki alet bozulsun veya bozulmasın). Belgeselde yazıcının bozulması ile başlıyor ve kasıtlı eskitme kavramını çok güzel açıklıyor. 

İzlemenizi tavsiye ederim. 




Belgeselin;

Adı: The Light Bulb Conspiracy 

Süresi: 77 dk

Yönetmen: Cosima Dannoritzer, Steve Michelson

IMDb Puanı: 8,1/10



27 Temmuz 2017 Perşembe

Motivasyonunu Koru

Merhabalar. Bugün minimalizm dışında bir şey paylaşmak istedim. Ama bu motivasyonu korumayı minimal hayatı sürdürmeye de uygulayabilirsiniz. Bizleri hayata bağlayan en güçlü duygulardan biri motivasyon. Kişinin içinden gelmezse küçücük hedef bile gözünde büyüyebilir. Bizim aslında asıl sorunumuz bu motivasyon olayını devam ettirmek. Kendimde en çok bu sorunu yaşadım. Ve bunu aşmak için de çeşitli yollar kullandım. Motivasyonumu arttıran maddelere bakalım şimdi.

1- Erken kalk, uyku düzenini koru, çok fazla uyuma: Gerçekten inanın, ne kadar kaynak taradım, video izledim, çoğu kişi çok fazla uykunun kişiyi daha da zayıf hale getirdiğini açıklıyor. Tabii bu günde 3-4 saat uyu demek değildir. Ama bence asıl önemli olan uyku düzenini sürekli devam ettirmek. Mesela hafta içi erken kalk, hafta sonu yataktan kalkma olmamalı. Yoksa o pazartesiler zehir olur ZEHİR !! 



Not: Daha önceki yazılarımda da bahsetmiştim tekrar söyleyeyim. Alarm kullanmıyorum yani telefonumun alarmını kullanmıyorum. Sleep Cycle isimli uygulmayı kullanıyorum. Uyanmak istediğim zaman aralığını seçiyorum. Mesela 6:30-7:00 arası uyandır diyorum, uykudaki hareketlerime, nefes alış verişime, derin uyku özeliğime göre sabah beni kaldırıyor. Uzun zamandır kullanıyorum, ücretsiz bir uygulama hem de deneyin derim.



2- Gözle görülür, elle tutulur ortam hazırla: Evinin küçük bir kenarına veya masana, duvarına panoya senin daima yaşam alanında fark edebileceğin yerlere başarılı bir hikaye, sınav sonucun, başarılı olduğun günün bir hatırası olan küçük bir şey, motivasyonu arttıracak sözler koy. Kısacası dijital olmasın. Haftada bir o alanı gözden geçir. İçinde daha bir canlılık hissedeceksin. 

Not: Sabahları spor yapmak istiyorsun ama olmuyor mu? Yatağın hemen yanına spor ayakkabını veya  yoga matını koy. Uyanır uyanmaz gördüğünde kendini spor yaparken bulacaksın. 



3- Düzen oluştur: Sabahları kalktığında, gece yatmadan önce veya ders çalışırken belli bir düzen içinde ol. Kendini daha güvende hissedeceksin. Düzenini kırmaya çalış bu seni daha da güçlendirecektir. Düzen oluştururken ki yaptığın hedefler, iyi davranış olarak sana geri dönecektir. Kendini zorla, başarabilirsin. Minicik bir adıma bakıyor.


4- Çevre motivasyonunu da koru: Etrafında senin gibi insanlar olsun. Birbirinizi destekleyin, böylece daha istekli olacaksın. Motivasyonunu düşüren arkadaşların varsa hemen ordan kaçmanı tavsiye ederim.


5- Erteleme, listele: Yapılacaklar listen ve hedef listelerin ulaşılabilir olsun. Listede tik sayısı arttıkça motivasyonun daha da artacak. Hedeflerini yaparkende etrafını rahatsız etme moduna al. Önemli olan yapacakların ve önceliklerin.

Günlük yaşantımda motivasyonumu bu maddeler sayesinde koruyorum. Çalışma hayatımda da daha ayrıntıya giriyorum, o maddeleri de başka yazımda paylaşacağım. Peki sizler motivasyonunuzu nasıl koruyorsunuz? Benimle paylaşmayı unutmayın, birbirimizi destekleyelim.

Sevgiler :)

22 Temmuz 2017 Cumartesi

Cumartesi Önerisi

Sonunda izledim bu belgeseli. İzlenecekler listesi o kadar uzun ki daha birçok belgesele "sonunda izledim" diyeceğim. Anlatımı, çekimi, anlatan kişilerin değişik bilim dallarından (tıp, siyaset, edebiyat gibi) oluşması o kadar güzel ki. Minimalizm ile tanışmak isteyen tanıdıklarınıza ilk bu belgeseli izlemeleri gerektiğini söyleyin. 

Şimdi kısaca belgeseli tanıtayım:




Belgeselin;

Adı: Minimalism: A Documentary About the Important Things  

Süresi: 79 dk

Yönetmen: Matt D'Avella

IMDb Puanı: 6,7/10

theminimalists.com blog yazarlarının oluşturduğu bir belgesel. İlk olarak kendilerinin minimalizm ile nasıl tanıştıklarını, daha sonra çeşitli toplantılarını anlatıyorlar. Aralarda küçük evlerde yaşayanlar, minimalizm felsefesini örnek alarak fikir akımı oluşturan kişiler konuşmalar yapıyor.

Moda akımlarından, çocuk sahibi kişilerin nasıl minimal yaşam sürdürdüğüne kadar her şey açıklanıyor. Özellikle moda için belgeselde geçen şu sözler dikkatimi çekmişti: 

"Eskiden moda için 2 sezon varken, şimdi yılda yaklaşık 52 tane sezon var. Bu durum senin bir hafta sonra trend dışı kalmışsın gibi hissetmene yol açıyor." Bunun nedeni olarak yine reklamları göstermek mümkün. Özellikle çağımızda çocuklar üzerine yapılan reklamların ucu bucağı yok. Tüketim olmak zorunda ama reklamların bizim üzerimizdeki etkisi "ZORUNLU TÜKETİM"dir. 

Belgeselde sosyal medyaya yer verilmiş. "Instagram, Facebook gibi alanlar hayatımızın mükemmel olması gerektiğin söyleyen illüzyondur."  şeklinde söz edilmiş. Ne kadar doğru değil mi?

Kesinlikle izlemenizi tavsiye ediyorum. İzleyenler varsa veya izledikten sonra yorum yazmayı unutmayın.

Sevgiler, sade günler dilerim .


19 Temmuz 2017 Çarşamba

Gününe Sadelik Kat

Merhabalar !!

Liste yapmayı çok seviyorum, belli oluyor bu sanırım. Bugün de küçük bir liste ile günümüzü nasıl sadeleştirebiliriz onu konuşalım. Gün içinde yaşadığımız çoğu şeyler sade hayatımızı yaşamaya (özellikle fark edilmeyenler) ters düşebiliyor. Gelin hepsini birlikte konuşalım.

1- En verimli saatini belirle: Her bünyenin farklı olduğunu düşünerekten verimli saatlerimizinde farklı olduğu kanısındayım. Kendinizi izleyerek verimli saatinizi öğrenin ve acil yapılması gerekenleri o saatlerde uygulayın. Erteleme kesinlikle yapmıyoruz. "Yetişemiyorum" sözcüğü yerine "bunu hedefi de tamamladım" diyoruz. Bu sayede gün içerisinde sıkışmalar yaşamayıp, daha sade ve verimli günler geçiriyoruz.





2- 2 dakika kuralı: Kesinlikle ama KESİNLİKLE çok büyük faydasını gördüğüm kural. Bu kural ilk başlarda zorladı, beynim boşver sonra yaparsın dedi ama alışınca işler rayına oturdu. Şimdi şöyle yapıyoruz: 2 dakika içerisinde yapabileceğimiz her şeyi anında yapıyoruz. Örneğin sabah yatağı toplamak, yemekten sonra masayı toplamak, gelen mesajı/maili cevaplamak gibi genellikle günlük yaşamımızda aktiviteleri hemen tamamlıyoruz. Tabii bütün işler 2 dakika sürmüyor. 2 dakikadan fazla sürecek olan işler için ilk önce 2 dakikalığına uygulamaya başlayın, baktınız canınız istemiyor o zaman bırakabilirsiniz. Bu küçük sayı kuralları çok işime yarıyor. Sınav zamanlarında "5 Dakika" kuralını uyguluyordum. Ders çalışmaya 5 dakika daha devam et diye kendimi motive ederek, o 5 dakikaları çoğaltıyordum. Bu iki kuralı uygulamanızı kesinlikle tavsiye ederim.





3- Kararını ver: Bazen küçük ayrıntılarda karar verebilmek için çok zaman harcıyoruz. Küçük ayrıntıları açacak olursam, makyaj, saç, giysi, yemek hazırlama gibi kişisel durumlar gibi. Bu durumlarda farkında olmasakta karar verirken çok fazla zaman kaybedebiliyoruz. Mesela kendimden örnek veriyim yemek hazırlama konusunda özellikle ne yapsam, hangi tarife baksam, bulduğum tarifi internette araması ayrı dert, evde malzemeler var mı ayrı dert... Bu böyle gider yani. O yüzden kişisel durumlarda kendi tarzınızı belirlemek önemli. Yemek konusunda tabii ki de çok uğraştırmayan, hemen hazır, malzemesi az ama doğal ürünler tüketmeyi seviyorum. Yine her zamanki gibi liste yaparak kendime yol çiziyorum. Kahvaltıları genellikle yulaf ve yumurta, öğlen ve akşam yemeklerinde ise sebze ya da ızgara türü tüketiyorum. Çoğu kişi için monoton bir hayat gibi gelebilir ama gün içerisinde bana çok fazla zaman katkısı oluyor. 



4- Gününü önceden planla: Sadeleşmede benim için olmazsa olmaz olan bir kavram "planlamak". Gece uyumadan önce ertesi gün için önemli notlar almak, çalışma saatlerini, diğer aktiviteleri planlamak hem karar vermede kolaylık sağlayacak hem de kafanızı rahat tutacak.



Bu liste uzayabilir aklıma gelenler oldukça ekleyeceğim. Sizler gününüzü sadeleştirmek için neler yapıyorsunuz beni haberdar etmeyi unutmayın.

Sade günler dilerim :)